Suxe Dergi Röportajı

BABA-OĞULLA MÜZİĞE DOYAMAYACAĞINIZ MÜKEMMEL BİR SOHBET GERÇEKLEŞTİRDİK. HİÇBİR YERDE BULAMAYACAĞINIZ SÜXE’YE OZEL BU KEYİFLİ SOHBETİ , MÜZİK VE MÜZİK DÜNYASINDAKİ BİLİNMEYENLERE DAİR ÇARPICI AÇIKLAMALARI OKUMADAN GEÇMEYİN…

Mühim Olan Popülerlik Değil Kalıcılıktır

Sanatçı bir aileden gelmiş olmanın müzik kariyerinizde ne gibi avantajları oldu?

Benim için avantaj oldu ama ben de o avantajın üstüne yatmayıp sonrasını devam ettirebilmek için gerekli uğraşı verdim. Ve tek özelliği Mustafa Sağyaşar’ın oğlu olmak olan biri olarak kalmadım. Çok yönlülüğümle, karakterimle, donanımımla, müzikal tarzımla ve başarılarımla Cemil Sağyaşar olabildim. Bazı dezavantajları da oldu tabi ama onlar da bana kalsın.

Müzik piyasasında beğendiğiniz, örnek aldığınız, feyz aldığınız isimler kimler?

Sanatını yapabilmek için gerekli tüm eziyeti ve sıkıntıyı çekmiş, bileğinin gücüyle bir yere gelmiş sanatçı ünvanını haketmis kimseler.

Yeni projeleriniz, konser çalışmalarınız nelerdir?

Ramazan ayında Beyoğlu Belediyesi Ramazan etkinlikleri’nde solo konserim vardı. 7-Kasım’da Güngören – Erdem Beyazıt Kültür Merkezi’nde saat 20:00 de solo konserim var. Ve halen kesinlik kazanmamış bazı konserlerim ve TV programlarım olacak.

Mesleğinizle karekterinizin özdeşleştiğini düşünüyor musunuz?

Bazı insanlar sevdiği, istediği mesleği yaparlar. Bazıları da yapmak zorunda kaldıkları mesleği sonradan severler. Sonuçta hangi sebeple olursa olsun severek yapılan iş, ilgili kişilere güzel yansır ve doğru elektrik verir. Bu da başarıyı getirir. Ben şahsen bazan istediğim işleri yaptım, bazan da yeni işler yapmak durumunda kaldım. Ama ne olursa olsun o işin sevecek bi tarafını buldum. Çünkü bu hayat görüşümdür. Yaşamak her şeye rağmen güzel ve ne olursa olsun hep iyimser olmak lazım. İnsanlarla ilişki de yıkıcı değil yapıcı olmak lazım. Yani bardağın hep dolu tarafını görmek lazım. Kötümser, karamsar insanlardan hiç hoşlanmam. Ben insanların yapmadıklarını değil yaptıklarını görürüm. Çünkü kendimle barışık yaşarım. Bu yüzden de yaptığım işlerle karakterimin özdeşleştiğini ve sonucunda da başarılı olduğumu düşünüyorum.

Popüler müzik piyasasındaki yeni dönem genç sanatçılarıyla ilgili ne söylemek istersiniz?

Müziği şöhret aracı olarak kullanmak için değil, müzisyen olmak ve kalıcı birşeyler yapmak için kullansınlar. Mühim olan popülerlik değil kalıcılıktır.

Öğrencilerinize müzikten önce öğrettiğiniz ilk şey nedir?

Sahnede olmak çok ciddi bir iştir. Çünkü seyirci sizden etkilenmeye gelir. Onlara bu etkiyi verebilmek için de öncelikle birçok insanın ulaşamadığı o sahneye çıkarken hazırlıklı çıkmak ve seyirciye saygılı olmak gerekir. Oğrencilerime ilk olarak, sahnede yapılan her türlü gösterinin titiz bir uğraş ve seyirciye saygı gerektirdiğini öğretirim. Yani buna Sahne Duruşu demek doğru olacaktır.

Sizden biraz babanız Mustafa Sağyaşar ‘l dinleyebilir miyiz?

Sanatına son derece saygılı, sanatını hakkıyla yapan ve son derece donanımlı. Ömrü boyunca ne popüler olmak için, ne de popülerliğini korumak için sanatının dışında hiçbir şeye tenezzül etmemiş ve sanatından taviz vermemiştir. Bu yüzden de halâ saygınlığını korumaktadır Sahnede bir çok dilde (46 dilde) şarkı söylediğinizi biliyoruz. Bu kadar dilde şarkı söylemenin çok özel bir yetenek gerektirdiğini biliyoruz.

Bunu nasıl başarıyorsunuz?

Oldukça zor bir iş. Öncelikle çok iyi bir hafıza ve kıvrak bir zekâ istiyor. Elbette o kadar lisanı bilmiyorum. Sadece İngilizce bilirim. Ama her ülke insanıyla anlaşacak ve gösterimde yeterli ilişkiyi kuracak kadar değişik lisanlarda bişeyler bilirim. Devamı da meslek sırrı..